Fibromiyalji

Fibromiyalji, yaygın kas iskelet sistemi ağrısı, kronik yorgunluk, uyku bozukluğu, sabah tutukluğu ve bilişsel işlev bozuklukları (unutkanlık, konsantrasyon zorluğu – yani “fibro fog”) ile karakterize, kronik ve kompleks bir hastalıktır. Özellikle kadınlarda daha sık görülmekle birlikte her yaştan bireyi etkileyebilir. Fibromiyaljinin kesin nedeni bilinmemekle birlikte, merkezi sinir sisteminin ağrıyı algılama ve yönetme biçiminde bozulma olduğu düşünülmektedir.

Bu bozukluk genellikle stresli yaşam olayları, enfeksiyonlar, fiziksel travmalar veya başka hastalıkların (örneğin romatizmal rahatsızlıklar) ardından ortaya çıkabilir. Hastalar vücutlarının birçok noktasında “sebebi bulunamayan ağrılar” tarif eder. Bu nedenle tanısı gecikebilir ya da yanlışlıkla psikolojik kökenli olarak değerlendirilebilir. Ancak Fibromiyalji, Dünya Sağlık Örgütü ve Amerikan Romatoloji Derneği tarafından tanımlanmış bir tıbbi sendromdur.

Ne Yapılmalıdır?

Fibromiyalji tedavisi multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Tek başına ilaç tedavisi genellikle yetersiz kalır. Fizyoterapi, egzersiz, psikolojik destek ve yaşam tarzı değişiklikleri birlikte ele alınmalıdır. Özellikle düzenli aerobik egzersizler, fibromiyaljide ağrı şiddetini azaltmada en etkili yöntemlerden biridir. Tempolu yürüyüş, yüzme veya hafif yoga gibi aktiviteler, hem fiziksel hem zihinsel olarak rahatlatıcı etki sağlar.

Fizyoterapistler tarafından uygulanan germe egzersizleri, nefes farkındalık çalışmaları, manuel terapi, kuru iğneleme ve düşük şiddetli elektroterapi uygulamaları, kaslarda biriken gerginliği azaltarak rahatlama sağlar. Ayrıca kişiye özel egzersiz programlarıyla postür bozuklukları, kas dengesizlikleri ve pelvik instabiliteler de kontrol altına alınabilir. Tedavi planı mutlaka bireyin semptom yoğunluğuna ve yaşam tarzına göre kişiselleştirilmelidir.

Nelere Dikkat Edilmelidir?

Fibromiyalji yönetiminde en kritik unsur kişinin kendi bedenini tanıması ve tetikleyicileri fark etmesidir. Stres, yetersiz uyku, aşırı fiziksel yorgunluk veya düzensiz beslenme; alevlenmeleri tetikleyebilir. Bu nedenle uyku hijyenine dikkat edilmeli, akşam saatlerinde mavi ışık (telefon, tablet) maruziyeti azaltılmalı, yatmadan önce rahatlatıcı rutinler uygulanmalıdır. Uyku kalitesi düzelmeden, ağrı şiddeti kontrol altına alınamaz.

Ayrıca hastalar günlük yaşamlarında “her şey ya da hiçbir şey” mantığından uzak durmalı; küçük ama sürdürülebilir adımlarla fiziksel aktivitelerini artırmalıdır. Aşırı yüklenmeler ya da tamamen hareketsiz kalmak, semptomları kötüleştirebilir. Bu yüzden egzersiz ve dinlenme arasında dengeli bir ritim kurulmalıdır. Destekleyici psikoterapiler, nefes egzersizleri, mindfulness ve gevşeme teknikleri de tedavi sürecinde önemli yer tutar.

Kaynak: Clauw DJ. Fibromyalgia: a clinical review. JAMA. 2014;311(15):1547–1555. doi:10.1001/jama.2014.3266