Fizyoterapist
Konak Mah. 1. Badem Sk. No:26 Lotus Plaza A Blok 7.Kat D:A89 Ni̇lüfer/Bursa
Diş sıkma, tıbbi adıyla bruksizm, bireyin farkında olmadan çenesini sıkması ya da dişlerini gıcırdatması ile karakterize edilen bir parafonksiyonel alışkanlıktır. Genellikle uyku sırasında (uyku bruksizmi) görülse de, gün içinde stresli anlarda bilinçsiz olarak çene kasma (gündüz bruksizmi) da yaygındır. Uzun süreli bruksizm, diş minesinin aşınmasına, çene ekleminde ağrıya, baş-boyun kaslarında spazma ve çene kilitlenmelerine neden olabilir.
Bruksizmin kesin nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, stres ve anksiyete, en önemli tetikleyicilerdendir. Bunun yanı sıra uyku bozuklukları, maloklüzyon (kapanış bozukluğu), bazı nörolojik rahatsızlıklar, gastroözofageal reflü ve kullanılan bazı ilaçlar (örneğin SSRI tipi antidepresanlar) da risk faktörleri arasında sayılır. Diş sıkma problemi çoğu zaman birey tarafından fark edilmez, ancak sabahları çene yorgunluğu, baş ağrısı veya diş hassasiyeti gibi belirtilerle kendini belli eder.
Bruksizm tedavisinde ilk adım farkındalık yaratmaktır. Birey gün içinde çenesinin pozisyonunu takip etmeyi öğrenmeli; dil damağa değecek şekilde, dişler temas etmeyecek biçimde dinlenme pozisyonu alışkanlık haline getirilmelidir. Uyku sırasında diş temasını engellemek amacıyla gece plağı (splint) kullanımı oldukça yaygındır. Bu apareyler çene kaslarını gevşetir, eklem baskısını azaltır ve diş yüzeylerini korur.
Fizyoterapi desteği de tedavi sürecine önemli katkı sağlar. Özellikle masseter, temporal ve sternokleidomastoid kaslara uygulanan manuel terapi, kuru iğneleme, TENS uygulamaları ve yüzeyel sıcak tedavileri, kas spazmını çözerek rahatlama sağlar. Çiğneme kaslarına yönelik germe ve izometrik gevşeme egzersizleri, çene hareket açıklığını artırır. Bruksizm şiddetliyse, psikolog desteğiyle bilişsel-davranışçı terapi (CBT) ve gevşeme teknikleri entegre edilmelidir.
Diş sıkma problemlerinde dikkat edilmesi gereken en önemli unsur, tetikleyici stres faktörlerinin fark edilmesi ve yönetilmesidir. Günlük yaşamda gevşeme molaları planlanmalı, çalışma sırasında postür kontrolü yapılmalı ve çene-kafa pozisyonu sık sık kontrol edilmelidir. Özellikle masa başı çalışanlarda boyun ve çene kaslarını zorlayan öne eğik postür, bruksizmi tetikleyebilir.
Sakız çiğneme, tırnak yeme, kalem ısırma gibi davranışlardan kaçınılmalı; çiğneme süreci iki taraflı dengeli olacak şekilde yapılandırılmalıdır. Yastık seçimi ve uyku pozisyonu da önemlidir: yüzüstü uyumak, çene eklemi üzerine baskı oluşturur. Aşırı kafein ve alkol tüketimi, uyku kalitesini bozarak diş sıkmayı artırabilir. Uyku öncesi meditasyon, derin nefes alma egzersizleri ve maseter kasına yapılan hafif masajlarla rahatlama sağlanmalıdır.
Kaynak: Lavigne GJ, Khoury S, Abe S, Yamaguchi T, Raphael K. Bruxism physiology and pathology: an overview for clinicians. J Oral Rehabil. 2008;35(7):476–494. doi:10.1111/j.1365-2842.2008.01881.x
Copyright © 2025 Tüm hakları saklıdır. | Fzt. Tahir UYANIK | Made with happiness ♥